Play Off etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Play Off etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Nisan 2012 Salı

Affedilsinler mi, yollansınlar mı?

Galatasaray, Melo-Riera kavgasından çok büyük akıllılıkla sıyrıldı. Medya, olayın üzerine elbet gidecekti ancak Galatasaray'ın resmi sitesinden yaptığı açıklama, olayın büyümesinin önüne geçti. Muhakkak ki basında çok sayıda haysiyet celladı okuduk durduk. Herkes tartışı, iki oyuncu affedilsin mi, yollansın mı diye.

Terim'in aldığı kararın ne kadar önemli ve doğru olduğu ortada. Play-Off'a galibiyetle başlayan Galatasaray'da sırıtmayan ve iyi oynayan bir Riera-Melo ikilisi vardı. Fotoğrafın vücut dili her ne kadar tam olarak bir barışmayı anlatmasa da, Terim iki oyuncudan da yararlandı, Play-Off'a galibiyetle başladı. Artık umuyorum ki Terim'in kararları tartışılmaz.
Tebrik etmek lazım.

10 Nisan 2012 Salı

Play-Off öncesi 4 büyükler

Play-Off kararı alınırken, kimse futbolculara fikrini sormadı. Zaten, futbolcuların üyesi olduğu bir sendika da yok, futbolcuları temsilen çıkıp bir açıklama yapsın. Aslında Temmuz'dan beri yaşanan sürecin futbolcuları harekete geçirmesi, böyle bir çatının altında toplaması gerekirdi ancak bu gerçekleşmedi. Her attığı adım olay olan, özellikle Türkiye gibi tansiyonun her daim yüksek olduğu bir ülkede futbol oynayan, 12 ay düz koşu yapmak zorunda olan bu sporcuların haklarını savunması gerek.

Yıllardır, eski teknik adamlar, yardımcı hocalar, kulüp yöneticileri, derbilerin iki hafta önceden yaşanmaya başladığını, söyler durur. Futbolcular bu gerilimi 6 hafta arka arkaya yaşamak zorunda. Play-Off başlarken

Galatasaray 39 -
Fenerbahçe 34 -
Beşiktaş 28 -
Trabzonspor 28 puana sahip.

1. Haftanın da programı şöyle:
Fenerbahçe - Trabzonspor / 15 Nisan 2012 saat 19:00
Beşiktaş - Galatasaray / 14 Nisan 2012 saat 19:00

Tablo böyle. Şimdi teker teker takımlara bakalım:

Beşiktaş: Sezona kaos içinde başlayan, teknik direktörü hapise atılan Beşiktaş, yola Süper Final'e gelene kadar Carvalhal ile devam etti. Şimdiki teknik direktör Tayfur Havutçu'nun hapisten çıkmasıyla ivmesini birden kaybeden Beşiktaş, dışarıya pek belli etmese de, bir yönetim zafiyeti muhakkak ki yaşadı. Üstelik bu yönetim zafiyeti, hem takım içinde, hem de idari anlamda yaşandı. Siyah-Beyazlı takım, son lig maçında Karabükspor'la deplasmanda 1-1 berabere kaldı. Egemen ve Almeida'yı da ilk maç için kart cezaları yüzünden kaybeden takım, Galatasaray karşısına bu iki isimden yoksun çıkacak. Şu anki performansının ne kadar üzerine çıkacağını hiç göstermeyen Beşiktaş'ın, her takım gibi Play-Off'un kaderiyle oynama gücü elbette var.

Fenerbahçe: 3 Temmuz sürecinin "kahraman" takımı, kadrosundan birçok oyuncuyu kaybetmesine rağmen adını Süper Final'e yazdırmayı başardı. 3 Temmuz'dan bugüne kadar gerek medya, gerek taraftar desteğiyle ayakta duran takımın, motivasyonunu koruyup koruyamayacağını göreceğiz. Fenerbahçe'nin herhangi bir saha kapatma veya oyuncu bazında cezası yok. Kesinlikle, Fenerbahçe'nin evinde oynayacağı ilk maç olan Trabzonspor maçı, kalan maçlar açısından çok belirleyici olacaktır.

Galatasaray: Geçen yıl, 14. sıraya kadar gerileyen, moralleri sıfır olan oyunculardan kurulu Galatasaray, sezon başında takımın başına Fatih Terim'i getirmekle ne kadar doğru bir karar verdiğini gösterdi. Lige sendeleyerek başlayan Galatasaray, 4-4-2'ye geçtikten sonra performansını katladı ve normal sezonu şampiyon olarak tamamladı. Kadıköy'de şampiyonluk turunu, "Süper Final" yüzünden atamayan Galatasaray, hafta içinde yaşanan Melo-Riera kavgasıyla birazcık karıştı. Yönetim, bana kalırsa tam bir kriz yönetimi dersi verdi. Hatta yaklaşık 2 saat önce de 2 oyuncunun Terim tarafından affedildiği duyuruldu. Beşiktaş'a karşı cezalı olan tek isim Manisaspor karşısında kırmızı kart gören Emre Çolak. Sarı-Kırmızılı takımda sakat oyuncu yok.

Trabzonspor: İlginç yönetici çıkışları ve taraftarıyla son haftaların gündeminde olan Trabzonspor, Süper Final'e 3. sırada başlayacak. Karadeniz ekibinde şampiyonluk yeminleri ediliyor mu, 6'da 6 sözü veriliyor mu bilinmez ama, Trabzonspor, şampiyonun belirlenmesinde önemli bir rol üstlenecekir. Son Fenerbahçe maçından sonra 2 maç ceza alan Karadeniz ekibi, bu cezaları Beşiktaş ve Galatasaray maçlarında çekecek, Fenerbahçe maçında ise seyircisine kavuşabilecek. Beşiktaş ve Galatasaray maçlarını da kadın ve çocukların izleyebileceklerini de belirtelim.


Bir başlangıç noktası olarak, "Süper Final"


Ancak kapitalist zihniyetin seçeceği yolu seçti, Türkiye'de futbolu elinde tutanlar. Dönemin TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, bir iftar yemeğinde, daha önce yayıncı kuruluşla görüştüğü Play-Off sistemini anlattı. Şike meselesinin yarattığı karışık ortam yetmiyormuş gibi, Türk futbolu uzun bir dönem Play-Off konuştu. Türk futbolu zarara uğramıştı, evet. Onu ayakta tutmanın yolunu, insanlara yeni bir heyecan sunarak verdiler. Şu an Dijitürk sahibi olanların, Süper Final organizasyonu için yeni bir pakete geçmeleri gerektiği, Lig Tv ekranlarında uyarı olarak duruyor.

play-Off'a konulan isim "Süper Final", yayıncı kuruluş tarafından pazarlanmaya başlandı. Türkiye bunu ilk kez tecrübe edecek. Bu arada kulislerde yeni dolaşan dedikodu, Lig TV'nin Play Off'u sürekli kılmak istemesi.

Kararı uygulamaya sokarken, haftada 2 maç yapan futbolculara, futbolun kalbi olan teknik direktörlere, transfer yöneten yöneticilere, kulüp başkanlarına sormadılar. Bu sefer sorarlar mı? Benzer bir dayatmaya önümüzdeki sezon maruz kalırlar mı, bekleyip göreceğiz.